TÜRKİYE’DE MEMUR OLMAK  « Kırşehir Kısa Haber

TÜRKİYE’DE MEMUR OLMAK 

Bu haber 24 Ağustos 2020 - 6:37 'de eklendi ve kez görüntülendi.

TÜRKİYE’DE MEMUR OLMAK 

 Zafer Çam Kırşehir 

Virüs belası gün gelir geçerde. 

Ülkeyi sarmış virüslerin ahlakı ne zaman düzelir bilmem. 

Virüse çözüm aranıyor, tedavisi de bulunur. 

Bizim ülkemize kurumlara bulaşmış virüslerin ne çaresi var, ne de ilacı. 

Kurumlara bulaşmış virüsün ilacı ahlak. 

Ahlakı olmayanın ilacı zor bulunur. 

“Bir Türk öğretmen, İngiltere’de görev yaptığı okulda dersinin olmadığı saatlerde internete girer.  

Haber sitelerine bakar.  

Bir hafta sonra yine aynı sitelere girmek istediğinde dolaştığı haber sitelerinin engellendiğini görür.  

Ayrıca okul ve eğitimle alakalı olmayan sitelerde vakit kaybettiğini belirten bir uyarı yazısı alır.  

Yetmez, boşa geçirdiği vakit miktarınca başka bir okulda görevlendirilir.  

Görüldüğü üzere, okulda bulunduğu sürede boş saatlerinde bile boş işlere fırsat vermeyen bir uygulama karşımıza çıkıyor. 

Batı’nın bunca zulme ve ahlâksızlığa rağmen neden hâlâ ayakta olduğu bu ve benzeri örneklerle daha iyi anlaşılıyor.  

Tamamına yakını Müslüman olan ülkemize baktığımızda ise tablo şöyledir:  

Memur adeta devletin kendisidir.  

İşe girdikten sonra ömür boyu kendisini garantiye almış gibidir. Genelde işe ya servisle gidilir ya da makam aracıyla.  

Mesainin ilk saatlerinde kahvaltı yapılır.  

Sonra internette bir tur atılır.  

Haberlere bakılır.  

Bazen oyunlara takılınır.  

Arada işe vakit ayrılır.  

Bazen kim nereye atandı gibi kulis bilgileri araştırılır.  

Sonra ziyarete gelenlerle muhabbet edilir, çaylar içilir. 

Bu sohbetlerde genellikle yöneticiler memurları, memurlar yöneticileri çekiştirir. 

 Kahvaltı, internet, çay, muhabbet, gıybet derken öğlen olunca herkes yemekhaneye geçer.  

Pek çok kurumda mevcut olan yemekhanede öğle yemeği yenir.  

Öğleden sonra da sabah fırsat bulamayan ziyaretçilerin genellikle şahsî olan talepleri art arda sunulur.  

Bu arada telefonlar çalar durur.  

Ama açan az bulunur.  

Çoğu güya işle meşguldür.  

Çünkü mesai bitmek üzeredir.  

Akşama doğru, çalışma saatlerinin son dakikalarında yazılacak acil birkaç yazı, yapılacak önemli birkaç iş varsa yapılır.  

Yetişmezse yarına bırakılır. 

Saat dört buçuğa doğru çantalar hazırlanır. 

Saat beş oldu mu mesai doldu demektir.  

Bu vakitten sonra her işyerinde olduğu gibi birkaç adet bulunan fedakârlar gönülden çalışanlar olur. 

Diğerlerini devlet tekrar servisle evlerine bırakır. 

Pek çok resmî kurumda görülebilen bu tablo tabii, doğal işleyişmiş gibi algılanır.  

Batı’da böyle bir çalışma hayatı yok!!! olabilir mi?” 

Türkiye olarak işte özetimiz bu. 

Bizdeki gibi çalışma ve iş ahlakı olsaydı bugün batı diye devletler olmazdı. 

 Ülkemizde çalışma ahlakı, iş ahlakı her geçen gün yok oluyor. 

Sadece çalıma ve iş değil, siyasi, ticari her alanımıza bulaşmış durumda. 

Ahlakın yok olduğu bir toplumda, dininiz İslam olsa ne değişir, camileriniz dolsa ne değişir. 

Bir toplum da önce ahlak olacak sonra din.

.

Zafer ÇAMzafercam@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

tesettürlü escortfatih escorttürbanlı escorttravesti escorttaksim escortbeylikdüzü escortçapa escort